BASINDA BİZ

Deutsch

ALDATMAYA DAYALI BOŞANMA

Merhaba değerli misafirlerimiz;

Ben 16 yıllık Özel Dedektif olarak firmamım internet sitesinin bu köşesinde sizleri hukuki konularda aydınlatmaya devam ediyorum. Türk medeni kanunu ve ilgili maddeleri hakkında sorularınızı bu sitedeki iletişim bölümündeki mail adresine yollayarak bana ulaştırabilirler sorularınız en kısa sürede tarafımdan yanıtlanarak sorularınızın cevabını bu köşede okuyabilirsiniz. Aklınıza gelen her konuda sorular sorabileceğinizi de hatırlatmak isterim. Her zaman farklı konuda sizlere yardımcı olarak yol göstereceğimi umut ediyorum. Ayrıntılı bilgi almak isteyen misafirlerimiz firmamızı arayarak bana ulaşabilir ve soruları için daha ayrıntılı cevap alabilirler. Bu yazımda sizlere günümüzde çok sık rastlanan aile hukukuna göre (4721 sayılı Türk Medeni Kanun) “BOŞANMA SEBEPLERİ” başlıklı konuya ilişkin kanun maddelerinden bahsedeceğim.

 BOŞANMA SEBEPLERİ

4721 sayılı Türk medeni kanunun 161 - 162 - 163 - 164 - 165 - 166 sayılı maddelerinde açıkça belirtilen 6 adet boşanma sebebi vardır bu maddelerin başında 161. madde zinaya dayalı boşanmadan bahsetmektedir.

Madde. 161 ZİNA

Zina sözcüğü köken olarak Arapçadan gelmektedir. Arapça isim kökenli olan bu sözcüğün Osmanlıca Türkçe sözlüklerinde yapılan tanımı, "kanunsuz çiftleşme" (sevişme cinsel ilişkiye girme) veya "nikâhsız çiftleşme" (dini ve resmi nikâh olmadan cinsel ilişki) şeklindedir. Türk Dil Kurumunun sözlüklerinde ise, "aralarında evlilik bağı olmayan kişiler arasında cinsel ilişki " olarak tanımlanmaktadır. Türk dili edebiyatında Bazı tanımlar ise daha hukukidir. Yasa dışı birleşme, yasal olmayan evlilik eylemi, evli bir erkek ya da kadının, eşinden başka biriyle kendi isteğiyle kurduğu cinsel ilişki şeklinde olan tanımlamalar, zina eyleminin daha çok hukuki yönünü ön plana çıkarır şekilde yapılmıştır.

Türk Medeni Kanununun 161 maddesi zina (aldatma) olarak düzenlenmiştir. “Eşlerden biri zina ederse diğer eş boşanma davası açabilir. Zina eylemi eski Türk ceza kanununda suç olmaktan çıkarılmasına karşın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunumuz zina eylemini boşanma nedeni olarak kabul etmiş, bu konuda yeni düzenlemeler getirmiştir.  Zina, evli bir erkeğin eşinden başka bir kadınla; evli bir bayanın eşinden başka bir erkekle cinsel ilişkide bulunması veya ilişkiye bulunmaya teşebbüs etmesidir.

Başkasıyla samimi bir şekilde konuşmak, el ele gezmek, baş başa sakin bir ortamda gözlerden uzak bir yerde samimi davranışlarla bulunmak, yemek yiyip içme, cinsel ilişki dışında hareket ve zina olgusunu gerçekleştirmeyen davranışlar, sadakatsiz davranışlar olup zina nedeniyle boşanma nedeni olamaz. Ancak bu gibi hallerde sadakatsizliğe ve çekilmezliğe dayalı boşanma davası açılabilir.

Zinanın her iki eş tarafından yapılması halinde de eşlerden biri zina nedeniyle boşanma davası açabilir. Zinanın boşanma nedeni olabilmesi için zina eden kadın ve erkeğin evli olması ön koşuldur. Bu konuda Medeni Kanunumuz kadın - erkek ayrımı gözetmemiştir.

Eşler birliğin devamı müddetince birliğin mutluluğunu el birliği ile sağlamak, birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadır. Eşlerin evi terki, ayrı mesken edinme, gaiplik, ayrılık kararı gibi hallerde eşler fiilen bir arada yaşamasalar dahi, evlilik birliği hukuken sona ermedikçe sadakat görevini yerine getirecek, ihanetten, başkası ile cinsel ilişkiden kaçınmalıdırlar. Zinanın diğer bir koşulu aynı cinsten olmayan başka bir kişi ile cinsel ilişkide bulunmaktır. Erkeğin erkekle(fili livita), kadının kadınla (sevicilik) cinsel ilişkide bulunması zina nedeni oluşturmaz. Bir hayvanla cinsel ilişki bulunmakta zina değildir. Ancak bu tür ilişkiler haysiyetsiz hayat sürme veya müşterek hayatı çekilmez hale getirecek derecede birliğin sarsılması ile ilgili boşanma nedenleri olabilir. Eşlerden birinin sadece bir kez zinada bulunması diğer eşe zina nedeniyle boşanma davası veya ayrı yaşama davası açma hakkı verir.

Yargıtay uygulamalarında cinsel ilişkiye teşebbüs ve sadakatsiz davranışları da zina kabul etmektedir. Kadının başka bir erkekle, erkeğin başka bir kadınla uygunsuz resim çektirmeleri, uygunsuz şekilde görülmeleri, bu şekilde yarı çıplak yakalanmaları, orman gibi ıssız yerlerde birlikte görülmeleri, araç içinde öpüşmeleri, yemek esnasında birbirlerini öpmeleri birbirlerinin saçını, yüzünü, elini, okşamaları sesiz ıssız yerlerde el ele tutuşarak sarmaş dolaş yürümeleri, aynı otelde aynı odada kalmaları da zina nedeni olarak kabul edilmektedir.

Zinaya önceden muvafakat edilmesi hukuken geçersizdir. Eşlerin karşılıklı zinası da hukuken korunamaz, dava halinde boşanmaya hükmolunması gerekir. Zinanın boşanma nedeni olabilmesi için bir unsur da iradi olarak, bilerek, isteyerek yapılmasıdır. Eşlerden her birinin Kasıtlı olmayan, istem dışı, ilaç verilerek, şiddet ve korkutma ile bayıltılarak, uyuşturucu ve uyarıcı maddeler verilerek, zorla istem dışı birleşme cinsel ilişkide bulunan eş aleyhine yapılan eylemler iradi olmadığından, zina nedenine dayalı boşanma davası açılamaz. Ancak, bu iradi olmayan olaylar manevi cebir, korkutma, çok ciddi önlenemez, kusura dayanmayan bir nitelik arz etmeli, maldan ziyade hayat, ruh ve beden tamlığına yönelik olmalıdır. Zina nedeniyle boşanma dava hakkı iki halde ortadan kalkar:

1) Zina yapan eşin diğer eş tarafından affedilmesi veya zina ile ilgili şikayet süresinin geçirilmesidir. Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ile her halükarda zina eyleminin üzerinden 5 yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur. Bu af olayının serbest irade ürünü olması eşin baskı, korkutma, aldatılma sonucu olmaması gerekir. Zinaya önceden onay vermek af değildir. Zina nedeniyle boşanma davasının açılabilmesi için ceza davasının varlığı ve mahkûmiyet koşul değildir. Kaldı ki zina eylemi suç olmaktan çıkarılmıştır. Zinanın tamamlanması gerekmez. Tam ve eksik kalkışma da boşanma nedenidir. Yargıtay uygulamalarında zina suçuna tam derecede ve eksik derecede kalkışma eylemleri kutsal aile bağlarına ihanet niteliğinde ve ahlak sınırları dışında hareketler olduğundan boşanma hukuku açısından zina için yeterli sayılmıştır.

2) Dava hakkını düşüren zina ile ilgili ikinci neden de,dava hakkı olan eşin zina olayına bilgi sahibi olduğu günden itibaren altı ay içinde boşanma davası açmaması ve zina olayının meydana geldiği tarihten itibaren beş sene geçmesine rağmen davanın açılmamış olmasıdır.

Altı aylık sürenin başlangıç tarihi, dava hakkı olan eşin zina olayını boşanma sebebi öğrendiği gündür. Beş yıllık süre ise zinanın oluştuğu andan itibaren başlar.Bu süreler hak düşürücü süreler olup,hakim tarafından davanın her safhasında kendiliğinden nazara alınır.

Burada gözden kaçırılmaması gereken husus, her yeni zina olayından sonra altı aylık bilgi sahibi olma ile ilgili zina nedeniyle boşanma dava hakkı ve beş yıllık hak düşürücü sürelerin yeniden işlemeye başlayacağıdır.

Altı aylık süre hak düşürücü süre olduğundan hâkim tarafından kendiliğinden göz önünde tutulur. Onun için hâkim öncelikle davacının zinadan bilgi sahibi olduğu günü ve zina olayının hangi gün meydana geldiğini tanıklara sorarak altı aylık hak düşürücü sürenin geçip geçmediğini belirleyecektir. Tanık sözlerinden zinanın devam ettiğinin anlaşılması halinde hak düşürücü süre söz konusu olmayacaktır.

Terke dayalı boşanma davası ile zina nedenine dayalı boşanma davasının birlikte açılması olanaklı değildir. Çünkü davacı terk nedenine dayalı davadan önce ihtar göndererek eşini eve davet etmekle eşinin o ana kadar bütün kusurlu davranışlarını affettiğinden artık terk nedenine dayalı davada zina ve diğer boşanma nedenlerini ileri süremez. Tabii ihtardan sonra da diğer eş zina eylemini sürdürüyorsa, her eylem yeni boşanma nedeni olduğundan davacı 6 aylık hak düşürücü süre içinde zinaya dayalı yeni bir boşanma davası açabilir. Hâkim iki tarafın iddia ve müdafaaları ile bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye hükmedemez. Hâkim iki tarafın şeyi veya iddia sebeplerini resen dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek hallerde dahi bulunamaz. Zina olgusu tanık her türlü delille kanıtlanabilir. Kocanın iş için uzun süre evden ayrılmasına, başka ilde veya ülkede çalışmasına rağmen kadının hamile olması, ilişkiyle ilgili fotoğraflar, ilişkiyi açıklayan ve doğrulayan mektuplar, ilişkiye girilen otelin kimlik bildirim bilgileri İspat kolaylığı sağlayan delillerdir. Yine zina davalarında ispat yükü, TMK.’nun 6’ncı maddesi gereğince davacıya aittir. Davacının ceza davasında şikâyetten vazgeçmesi ayrıca ve açıkça hukuk davasından vazgeçildiğinde kapsamıyorsa zina davası açılmasına engel değildir. Zina sebebi mutlaka kesin delillerle ve gerçek tanık beyanları ile kanıtlanmalıdır. Bu konudaki taraf ikrarı da hâkimi bağlamaz davanın reddi gerekir.

Saygılarımla

Bilal KARTAL

 

 

 


  • İzmir Özel Dedektiflik
  • Özel Dedektiflik
  • Özel Dedektiflik Hizmetleri
  • İzmir Özel Dedektiflik
  • İzmir Dedektiflik Bürosu
  • Özel Dedektiflik Bürosu İzmir.
  • İstanbul Özel Dedektiflik
  • Bursa Özel Dedektiflik
  • Manisa Özel Dedektiflik
  • Ege Özel Dedektiflik
  • Mardin Özel Dedektiflik
  • Dedektiflik Bürosu İzmir.
  • Dedektiflik bürosu manisa

 

Company © 2008  İzmir Dedektiflik  Ltd.  Şti.